Kerim SELEK

Genç Değirmen A. Ş.

Genç Değirmen A. Ş. Kerim SELEK

Genç Değirmen A. Ş. Kerim SELEK

Profesyonel kadromuzun
deneyimlerinden aldığımız güç ile hedeflerimizi
günden güne yükselterek dünya markaları arasında rekabet eder durumdayız

Genç Değirmen A. Ş.
Kerim SELEK

Sektörün öncü firması Genç Değirmen A. Ş. Yönetim kurulu üyesi A. Kerim SELEK ile  keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

 

Sizi tanıyabilir miyiz?
1976 yılında Konya’da doğdum. Orta ve lise öğrenimini Konya Özel Lale Lisesi’nde tamamladım. 2001 yılında Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra yine Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Ana Bilim Dalında Yüksek Lisansımı tamamladım. Üniversite eğitim yıllarım boyunca aynı zamanda iş hayatının içerisinde yer aldım. Endüstriye yatkınlığımda eğitimime devam ederken iş yaşamının da havasını solumanın büyük rolü olduğunu düşünüyorum. 1999 yılından beri de şirketimizin Genç Değirmen A.Ş.’nin yöneticiliğini yapmaktayım.

Şirketin kuruluşu ve bugünlere gelişi hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz?
1990 yılında makina sektöründe dış ticaret şirketi olarak kurulan firmamız 1997 yılında farklı gereksinimlerden dolayı değirmen makinaları konusunda üretime başlama kararı almıştır. 1997 yılından bu yana da gelişimine büyük bir ivme göstererek devam etmektedir. Bugün itibariyle firmamız 25 yıllık tecrübesi ile ihtiyaç duyulan her düzeyde değirmen makinaları imalatını gerçekleştirebilme yeteneğine sahiptir. Üstlendiğimiz projelerde; tasarım, imalat, montaj ve işletmeye alma aşamaları ile anahtar teslim un-irmik üretim tesisleri kurmaktayız ve çözüm partneri olarak da müşterilerimize her aşamada hizmet sunmaktayız.

Genç Değirmen olarak sektörün dev markalarındansınız ve sektörü her anlamda yakinen takip etmektesiniz. Sizce Değirmen sektörü son yıllarda nasıl bir gelişme gösterdi?
Türkiye’de makine sektörü 90’lı yıllardan buyana her yıl büyüme göstermektedir. Makina sektörü için bu çok güzel bir durum. Türkiye pazarında yabancı makine üreticilerinin payı büyük oranda düştü. Yerli makine üreticilerinin pazarda ezici bir üstünlüğü söz konusu olduğu gibi, yerli üreticilerin uygun fiyatları ve ürettikleri makinelerin kalitesi pazara hakim olmalarına yardımcı oldu. Bu gelişmeler sektörde tatlı rekabetler oluşturmaktadır. Bu rekabet hem bizler için, hem de ihracat yaptığımız ülkeler için serbest piyasa oluşturmaktadır. Devletimizin de sektörümüzdeki firmalara destek vererek üretimi desteklemiş ve Türkiye’nin ülke imajının daha iyi yerlere gelebilmesi için elinden gelen bağlantıları dış ülkelerle sağlamaktadır.

Ülkemiz büyümeye açık ekonomisiyle, teknolojik donanımı ve bilgi birikimi ile ihracatta hedefine ulaşabilecek durumdadır. Makine sektörü ihracatı her yıl artış gösteriyor. Bu yükselişten sektörler de, makine üreticileri de payını almaktadır. Bu durum sektörün her daim yükseliş kaydederek ülkemizin ihracatı için ileriye dönük hedefler yolunda emin adımlarla ilerlediğinin göstergesidir.

Dünyaya değirmen makineleri satmaktasınız. Sizi Türkiye ve dünyada ki firmalardan farklı kılan nedir?
Profesyonel kadromuzun deneyimlerinden aldığımız güç ile hedeflerimizi günden güne yükselterek dünya markaları arasında rekabet eder durumdayız. Bunun haklı gururuyla GENÇ DEĞİRMEN olarak sektöründe dünyaca tanınmış, adıyla güven veren, teknolojik gelişmelere ayak uyduran, müşteri memnuniyetini amaçlayan, kaliteli ürün ve hizmet sağlayan güvenilir bir çözüm ortağıyız.

Sizin sektörü baz alırsak, Türkiye’nin dünya pazarında ki rakipleri kimler?
Sektörün Avrupa kalitesini yakaladığını görürken fiyatların ise Avrupa ülkelerine kıyasla daha uygun olduğunu söyleyebiliriz. İyi kalitede, uygun fiyatta ürün ve hizmet sunulduğundan dolayı bu sektördeki Türk firmaları da dünya piyasasında söz sahibi olmayı başardı. Özellikle Konya, değirmen makine üretiminde Türkiye’de ilk sırada yer alıyor. Avrupa kalitesini yakalayan sektör, dünyadaki tüm firmalarla yarışabilecek ve rekabet gösterebilecek konumdadır.
2014 yılı verilerine göre dünyadaki değirmen makinaları pazarının toplam ihracat hacmi 2,25 Milyar dolardır ve pazardan 44 ülke pay almaktadır. Bu ülkeler arasında Türkiye % 11,45 lik pazar payı ile % 16,65 lik pazar payına sahip Çin’den sonra ikinci sırada yer almaktadır. Pazara hakim ilk beş ülke Çin, Türkiye, İsviçre, İtalya ve Almanya olarak sıralanmaktadır. Bu verilerde Türkiye’nin sektörümüz açısından dünyadaki gücünün kanıtıdır.

Ağırlıklı olarak yurt dışı pazarına yönelik ürünler üretmektesiniz. Kaç ülke ile çalışmaktasınız?
Üretimimizin yüzde 92’si ihracata gidiyor. İç piyasada kapasite fazlası ve doygunluk var. Yurt dışından da yoğun talep olunca ağırlığımız ihracatta. 5 kıtada 45 ülkeye makina ihraç ediyoruz. Makinelerimiz Afrika, Asya, Avrupa, Avustralya ve Kuzey Amerika’nın çeşitli ülkelerinde çalışıyor. Son üç yıldır Orta ve Kuzey Afrika tarafıyla çok daha güçlü çalışıyoruz. Daha önce Rusya, BDT ülkeleri ve Ortadoğu pazarı iyiydi. Dünyadaki ekonomik ve siyasi gelişmeler pazarlardaki talep durumunu değiştirebiliyor.
Yeni pazarlar açısından baktığımızda ise Kuzey ve Güney Amerika bizim için daha cazip bir pazar, yeteri kadar da talep var.

Çalıştığınız ülkelerde Türk Malı’na bakış açısı hakkında neler söylersiniz?
Türk Malını eskiden yurtdışında kötü bir imajı vardı ve çoğu ülke Türkiye Cumhuriyetinin yerini haritada dahi gösteremiyorlardı, şimdi ise bu durum ülkemizdeki İhracatçılar Birliği, İhracatçılar Meclisi (TİM), Makina Tanıtım Grubu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) vb. kurumların çalışmalarıyla Türkiye’nin konumunun tam tersi duruma gelmesinde rol oynamaktadır.
Avrupalı üreticilerle aramızda birebir fiyat farkı var. Türkiye kendini kanıtladıkça bu fiyat farkı da zamanla kapanacaktır diye düşünüyorum. Çünkü Avrupa’da işçilik dolayısıyla hammadde girdileri artıyor. Sektörün artık Avrupa kalitesini yakaladığını görüyoruz. Bu kalite standartlarına rağmen belirlenen fiyatlar ise Avrupa ülkelerindekilere kıyasla çok daha uygun. Biz üreticilerin iyi kalitede ve ayni zamanda da uygun fiyata ürün ve hizmet sunduğundan Türk şirketleri dünya piyasasında söz sahibi olmaya başladı.

Kerim Bey, yeni yatırım projeleriniz var mı? Kısaca bahsedebilir miyiz?
Bence yatırımınız bittiği an şirketiniz de bitti demektir. İşinize sürekli yatırım yapmak zorundasınız. Altyapı yatırımlarımız bitti. Yeni yatırımlarımız ağırlıklı olarak makineleşmeye yönelik. Yeni bir proje hazırladık. Daha kaliteli ürün çıkarabilmek, seri üretim yapabilmek adına robot kaynak sistemine geçeceğiz. Üretim bantları kuracağız, şu an onların planlamaları yapılıyor. Kaynak robotu üreten Avrupalı bir şirketle çalışıyoruz. Daha az kişiyle daha fazla ve kaliteli üretim yapabilmek amacındayız. En fazla bir buçuk yıl içinde bu yatırımı tamamlamayı planlıyoruz.

Add comment

8 × = 72