Mehmet Ali GÖRGÜLÜ

Görgülü Grup Yönetim Kurulu Başkanı

Görgülü Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali GÖRGÜLÜ

Görgülü Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali GÖRGÜLÜ

Bir Deluxe Antalya fırtınası esiyor. Sadece yurt içinde değil, yurt dışında da adından söz ettiren bu muhteşem proje, insanların kafasındaki konut algısını baştan sona değiştiriyor, beraberinde yeni umutlara, heyecanlara yelken açtırıyor. Deluxe Antalya bir konuttan çok daha fazlasını, hayallerdeki tatilin de kapılarını aralıyor. Deluxe Antalya’yı masalımsı bir dille yazıp hayata geçiren Mehmet Ali Görgülü’yle projeyi ve  Görgülü Group’u konuştuk..

DELUXE ANTALYA
BİZİM İHRACATIMIZ

Öncelikle kendinizden ve Görgülü Gruptan bahseder misiniz?
Baba mesleğim marangozluktu. 2 yaşında babamı kaybettim. Baba mesleğini devam ettirmek için de ben de küçük yaşlarda marangozluğa başladım. İnşaat sektörüne başlangıcım bu şekilde oldu. Tabi bir mühendis, bir mimar olmayı ben de isterdim. Fakat gençlikteki imkânlar buna el vermedi. Türkiye son yıllarda inşaat sektörüyle ciddi bir büyüme gerçekleştirdi. İmkânlar doğrultusunda biz buna biraz geç kalarak girdik. 2010 yılına kadar inşaat sektörünün birçok dalında çalıştık. Adım adım ilerledik. 2010 yılından bu yana da sektörde müteahhitlik hizmeti veriyoruz. Özel projelerde yap sat şeklinde çalışıyoruz.

İlk inşaat projeniz neydi?
İlk olarak bir firmayla ortak çalışma yaptık. Biz finansman ortağı olduk. 80 dairelik bir projeydi. Biz dışarıdan takip ettik. Onlar ise satışıyla ilgilendiler. Bizim ufkumuzla arkadaşlarımızın ufku örtüşmedi. Ortaklığı yürütemedik. Biz de bu işi kendimiz yapalım ama ilk önce üç dairelik bir yerle başlayalım dedik. Üç dairelik bir arsa aldık ve onu teslim ettik. Daha sonrada kademe kademe büyüyerek devam etti.

Marangozluk biraz da sanat içeriyor. İnşaatta da aynı tadı alıyor musunuz?
O sanırım bir hastalık. Bu parayla alakalı bir şey değil. Biz çok daha öncesinde camilerde dekor, minber, kapı gibi işler yapıyorduk. İşin içinde hep bir estetik, emek vardı. Tahtayı işleyip sanatsal bir obje ortaya koymanın keyfine diyecek yoktu. Aynı hassasiyeti inşaatın her alanında gösterip keyif almak mümkün. “Bunu ben yaptım” diyebilmek kadar güzel bir şey yok. Bir ürün ortaya koyuyorsunuz. Tamamlayıp karşısına geçtiğiniz zaman aldığınız haz parayla ölçülecek bir şey değil. Tabi ki hedefimiz kazanmak. Ama ortaya güzel bir şey koymak çok daha önemli. Projelerimiz devam ederken bile oynamalar yapıyoruz. Bunun nedeni de pratikten gelmemiz. Mimarlarımızın aldıkları eğitim, teknik bilgiler, bizim temelden gelmemiz, birikimimiz harmanlanıyor ve projede buluşuyor.

Proje hazırlarken siz de bir hayalle mi başlıyorsunuz?
Çizginin sonu bir hayalle başlıyor. Bizim işimizde hayal de arsada başlıyor. O arsada ne yaparız diye düşünüyoruz. Daha sonra mimarlar yönlendiriliyor. Mimarların bilgi ve deneyimi bu hayale adım adım ulaştırıyor.

Bir arsaya baktığınız zaman bahçede oynayan çocuklara kadar projeyi gözünüzde canlandırıyor musunuz?
O anda en ince ayrıntıyı bile hayal ediyorsunuz. Onu hayal ettiğiniz zaman da zaten kaliteli bir iş çıkıyor. Bu işin sonunu gördüğünüz zaman başarının önünü de açmış oluyorsunuz.

Bu işe Konya’da başladınız ve Konya’da değişik projelere imza attınız.
Evet. Çok farklı konseptler yaptık. Sonraki süreçte dünyaya açılalım, ihracat yapalım istedik. Önceki işimiz de imalat olduğu için orada ihracatımız vardı. Bir şeyler üreterek yurtdışına satmak inşaat sektöründe biraz zor. Şu anda mümkün değil. Antalya bu iş için bize ışık tuttu. Daha önce de orada işyerlerimiz vardı. Piyasasını biliyoruz.

Aslında sizin inşaattaki ihracatınız da Antalya olarak değerlendirilebilir mi?
Evet, biz Antalya’yı inşaatın ihracatı olarak gördük. Hedefimiz oradan da yurtdışına, yabancıya yönelmekti.

Ve çok konuşulan projeniz Deluxe Antalya. Bu süreç nasıl ilerledi?
Antalya’da iki yıl boyunca arsa araştırdık. Biz bu arsayı 2015 yılı Ağustos ayında aldık. Bir yıl boyunca da tamamen proje geliştirme yaptık. Çünkü Antalya gibi bir yerde ortaya çıkacağız ve tek projeyle marka olmak istiyoruz. Ülkemizde şanssızlıklar da bir taraftan devam etti. Uçak kriziyle başlayıp sonra darbe girişimine varıncaya kadar çeşitli süreçlerden geçti. Biz satıp da yaparız mantığı gütmediğimiz için çok şükür her hangi bir sıkıntı yaşamadık. İnşaata her halükarda devam ettik. Programlarımıza hiç aksaklık getirmedik. Şuanda inşaatımız %70 seviyesinde. Yılsonuna da teslim etmeyi planlıyoruz.

Antalya’da inşaat piyasasını nasıl değerlendirdiniz?
Antalya bu konuda çok çok iyi ama yüzme havuzu noktasında iyi. Konya olarak inşaat kalitemiz gerçekten Antalya’nın çok çok üzerinde. Antalya’da marka olarak sayabileceğimiz on firmayı geçmez. Çok güçlü kişiler olabilir ama biz yaptıkları projelere göre konuşuyoruz. Orada sektörel bazda ciddi bir fizibilite yapmıştık. Arsamız farklı bir konsept. Ormanın yanında falezlerin üzerinde. Projemiz Antalya merkezde. Tüm şehir ayaklarınızın altında ve Konyaaltı Plajı’ndan Lara Plajı’na kadar da tüm deniz, sahil bandı gözlerinizin önünde. Nem olarak daha az ve sürekli bir esinti var. Biliyorsunuz Antalya’da nem olayı yaz dönemlerinde ciddi sıkıntı.

Isınma sistemini de farklı mı uyguladınız?
Klima kullanmadan yaşanabilecek bir konsept. Bunu hayal ederken ısıtma soğutma işlemini de yaptık. Antalya’da ekstra böyle bir şey yok. Konya’da yerden ısıtmalı evler revaçta.. Orayı da yerden ısıtmalı yaptık. Antalyalı klimadan usanmış. Belki Antalya’da kışın 2, 3 klima kullanacak ama biz o 2, 3 ay da konforlu geçsin istedik. Sosyal yaşam alanı noktasında her ayrıntıyı düşündük. Mesela 7. kata yüzme havuzu yaptık. Bloklarımız 7’şer katlı ve burada bayanlara ve çocuklara özel yüzme alanı oluşturduk. Bunu yaparken de haremlik ya da selamlık noktasını düşünerek değil, bayanları düşünerek yaptık. Diğer açık ve kapalı havuzumuz falezlerin önünde, uçurumun kenarında. Manzaraya doyum olmaz. 2 bin 500 m²’ye yakın yeraltında sosyal alanımız var. Yeraltında derken uçurumun kenarından tamamen cepheye, şehre bakıyor. Koşu bandında koşarken uçurumun kenarında koştuğunuzu düşünün.

Bir de golf sahası çok ilgimi çekti.
Yedinci katta seyir teras şeklinde tasarladık. Buraya golf platformu yerleştiriyoruz. Antalya’da golf biraz farklı bir kültür. Orada küçük çapta golf zevkini yaşayabilecek, en azından gençler, çocuklar ya da eşlerin o kültüre alışabileceği, faydalanabileceği bir ortam gerçekleştirdik. Oradaki tüm dairelerimizi 2+1 şeklinde küçük sosyal alanlar yapıp tamamen Konya’daki kendi çevremize de satabilirdik. Biz öyle düşünmedik. Antalya’da markalaşalım, kademe kademe ilerleyelim, orada büyüyelim diye düşündük. Konya’da faaliyetlerimiz devam ederken Antalya’da da dışarıya açılan bir kapımız olsun istedik. Firma olarak projenin biri biterken diğerine başlamayı tercih ediyoruz. Bunu tercih etme nedenimiz satalım da yapalım düşüncesi değil. Piyasada sıkıntıda olsa da biz her halükarda bu projeyi tamamlayacağız ve ona göre satacağız. Malum ülkemizde geçmiş tarihe de baktığımız zaman her an bir şeyler olabiliyor. Daha sağlam gitmeye çalışıyoruz. Projenin bir tanesi %50, %60 a geldiği zaman yeni bir proje geliştiriyoruz. Dolayısıyla takibimiz de iyi oluyor. Mesela ben her gün şantiyeye uğramadan rahat edemiyorum.

Kullandığınız ürünlerde çevrecilik vurgusu yapıyorsunuz. Kullandığınız özel ürünlerle de çevre konusunda farkındalık oluşturmaya mı çalışıyorsunuz?
Biz orada projeleri araştırdık. Dediğim gibi inşaat markası yani kaliteli yapılan bina sayısı çok az. Biz de buraya bir çizgi belirleyelim dedik. Biz bu projeye başlamadan önce siyasilerle, belediye başkanlarıyla da görüştük. Dedik ki “Biz şunu yapmayı planlıyoruz, siz de resmi olarak bizim önümüzü açarsanız farklı eserler yapalım.” Çünkü bizim arsamız Antalya’nın her yerinden görünebilecek bir alandı. Biz dış cephede doğal taş kullanıyoruz. Bunları yaparken de taşı duvara yapıştırma yöntemiyle değil, mekanik sistemle duvardan 15 cm açıklıkta, hem de hava boşluğu bırakarak yalıtımı da sağlamış olduk. En azından bundan sonra yapılacak projelerin de standardını yukarı çekmeye çalıştık. Burada amacımız Antalya’ya katkı sağlamak. Bunu sağlarken de hem Antalya’ya katkısı olsun hem de firma olarak bize katkısı olsun. Her projemize de bir sonraki için bir şeyler katmayı planlıyoruz.

Deluxe Antalya Projesi’ni Antalya’da nasıl bir yerde görüyorsunuz?
Bizim amacımız tüm projelerin birincisi olabilmek. Sosyal alanlarımızla birlikte benzer bir proje yok. Bunu ciddi araştırmalar sonucunda söylüyorum. Şu an yok ama bundan sonra yaparlar mı; keşke yapsınlar. Bu çizgide, bu konseptte her proje hem şehre hem ülkeye artı değer katar.

Bu tarz projeler çok ciddi rakamlarla mı satılıyor?
Maliyetleriyle paralel baktığımız zaman bizim projelerimiz inanılmaz maliyetli. Bu maliyetler arazinin konumundan kaynaklanıyor. Geçen yıl 7. ayda başladık. 7. aydan bu yana kırıcılar hâlâ çalışıyor. Yani orada arazi koşulları ciddi çalışma gerektiriyor. Zeminimiz çok sağlam. Projede biz ferahlığı ön planda tutuyoruz. O yüzden arazimizin %80’i yeşil alandan oluşuyor. Biz Antalya’ya ciddi bir yatırımla geldik. Yabancı bir firmaydık ama oradaki belediye başkanları, imarda çalışan arkadaşlar önümüzü tıkayıcı hiçbir harekette bulunmadılar. Projemizi ziyarete geldiler. Bu da gerçekten taktir edilecek bir hareket.

Dairelerinizde farklı planlar mı uygulandı?
Evet, dairelerimiz 2+1, 3+1, 4+1 şeklinde. Kral dairesi de yaptık. Zemin katlarda loft tasarımı uygulandı. Karşılıklı binalarımızda ise bir binamız Lara tarafına bakıyor, diğer binamız ise Konyaaltı’na bakıyor. Mesela gelip şu daire çok güzelmiş deyip katalog üzerinde hiç sıcak bakmadığı daireyi alan müşterilerimiz de var.

Ciddi bir ulusal reklam tanıtım çalışmasına girdiniz.
Biz inşaat sektöründe ulusal reklama ilk defa giriyoruz. Çok olumlu sonuçlar alıyoruz. Satışa bundan sonra ağırlık veriyoruz. Ciddi dönüşler var. İşimiz az rakamlı küçük işler değil. Bulunduğumuz bölgeye hiç çıkmamış, bilmeyen Antalyalılar var. Satışlarımızın ciddi bir bölümünü tepede gördüğü inşaatı merak edip gelen ve alan kişiler oluşturuyor. Şu anda Antalya’da daire almak isteyen abartısız herkes bizim projeyi biliyor. Bundan sonra da olumlu dönüşler olacağını düşünüyorum.

Bu kadar kapsamlı bir Proje Konya’da da uygulanabilir mi?
Konya’da da alım gücü çok güçlü. Tabi ki olabilir ama bizim havuz kültürümüz yok. Projelerde yaşam tarzı önemlidir. Bizim Antalya’daki projelerimizde salonla mutfağın arasın cam yaptık. Bizim burada böyle bir şey yaptığınız zaman bakış açısı direk burası Amerikan tarzı olmuş şeklinde olur. Konya’da Amerikan mutfak çok tercih edilmiyor. Ya da yüzme havuzu iklimsel açıdan uygun değil.

Sizin hedef kitlenizde biraz da yurt dışı yatırımı var.
Antalya merkezde yaptığımız proje her iki kesime de hitap ediyor. Aile konseptinde yabancı aileye de yönelik. Zaten 3+1, 4+1 yapma nedenimiz bundan kaynaklanıyor. Biz genel her kesime hitap edebilecek projeler düşündük. Artık bundan sonraki yapacağımız nasıl olur bilmiyorum. Tamamen arazinin konumuyla alakalı. Antalya’da marka olmak istiyoruz. Lara ve Konyaaltı bölgesinde proje yapmayı hedefliyoruz.

Anladığım kadarıyla arsa bulduğunuz sürece sizde proje bolca var.
Bizim iş tamamen araziyle ve resmi yerlerin izin vermesiyle alakalı oluyor. Çok çılgın projeler buluyorsunuz. Biz terasta yürüyüş yolları düşünmüştük. Orada oturanlar tam yukarıda, keyifle bisikletine binecek, oraya asansörlerle çıkılacak, binada oturan kimseye zarar vermeyecek gibi şeyler düşündük ama olmadı. Belki bundan sonraki süreçlerde olabilir.

Antalya Deluxe’ü anlatırken heyecanınız çok belli. Aklınızda nasıl bir proje var ki bunun bir adım ötesine geçsin.
Her projemizde yeni bir şeyler katarak ilerlemeye çalışıyoruz. Bizim işlerimizde gönül çok farklı şeyler istiyor ama şartlar buna el vermiyor. Arsa çok önemli. Şuan görüştüğümüz arsalar var. Konya’da da var Antalya’da da. Antalya’yı biraz daha ağırlıklı düşünüyoruz. Şuan inşaat sektörüyle büyüyen bir Türkiye var. Bu büyüme dışarıdan para getirdiğimiz sürece gerçekleşir diye düşünüyorum.

Add comment

47 + = 52