Hasan SATICI

Metehan Güvenlik Firma Sahibi

Metehan Güvenlik Firma Sahibi Hasan SATICI

Metehan Güvenlik Firma Sahibi Hasan SATICI

Bir başarı hikayesi yazılacaksa; bu hikayenin başkahramanları Hasan Satıcı ve eşi Mürüvet Satıcı olmalı. Umudun yittiği anda böyle hikayeler akla gelmeli ve adeta küllerden doğar gibi yeniden doğulmalı. “Yaşamın ne getireceği belli olmaz.” sözü akıldan çıkmamalı, yeni günün yeni umutlara gebe olduğu inancıyla çalışmalı, çalışmalı… Metehan Güvenlik firmasının hikayesi, tam da umutları yeşertecek bir hikaye. Başkahramanları Hasan ve Mürüvet Satıcı çifti. Röportajımız aşağıda…

Temizlikcilik, Hurdacılık ve Güvenlik Görevlisinden  patronluğa…

 

Metehan Güvenlik Şirketi’nin kuruluş serüveninden bahseder misiniz?
1976 yılında Kadınhanı Kolukısa Kasabası’nda dünyaya geldim . 7 yaşlarında annemi kaybettim. İlköğretim ,ortaokul ve liseyi Kolukısa Kasabası’nda bitirdikten sonra babamla birlikte küçük baş hayvan alım satımıyla uğraştım. 1998 yılında vatani görevimi yapmak için kasabadan ayrıldım. Vatani görevimi yaparken eşim Mürüvet Satıcı’yla nişanlandım. Ve Asker dönüşü 2000 yılında evlendim. Evlendikden 17 gün sonra köyden ayrılıp kız kardeşlerimin yanına geldim. 1 ay onların yanında kaldım. Ailemin ve kız kardeşlerimin yardımıyla amcamın evini kiraladık. Tenceremiz dahi yoktu. Akrabaların yardımıyla bir düzen kurduk. Kaldığımız evin bir oda ve mutfağı vardı. Uzun bir süre iş bulamadık. Çok sıkıntı yaşadık. 2001 yılında oğlum Metin Can Yiğit dünyaya gözünü açtı. Oğlum oldukdan sonra Konya Merkezde Kadın Doğum Evinde garson olarak çalışmaya başladım. Oğlum olduktan sonra Cenabı Allah sigortalı bir iş nasip etti. Belli bir müddet kadın doğum evinde çalıştım. Daha sonra hastane kapandığından dolayı işsiz kaldım. 2004 yılında oğlum İsmail doğdu. Zor şartlarda olsam bile çocuklarımın gelişimi, eğitimi için elimden geleni yapmaya çalıştım.

Çeşitli yerlerde çalışarak geçiminizi sağladınız. Güvenlik sektörüyle yolunuz nasıl kesişti?
Çantanın içerisine küçük ev aletleri koyup, kapı kapı onları satardım. Çelik kapı üreten bir yerde çalışıp herkesten daha düşük maaşa sırtımda çelik kapı taşıdım. O olmadı 3.Organize Sanayisi’ndeki bir fabrikada meydancı olarak görev yaparken işverenim benim yapmış olduğum işten memnun olup, beni başka bir bölüme aldı. Fakat sağlık problemimden dolayı ayrıldım. Bir arkadaşım vasıtasıyla bir AVM’de temizlikçi olarak başladım. Orada her işi bana yaptırırlardı. 30-40 tane tuvaleti kendi başıma temizlerdim. Orada 2 sene kadar çalıştım. Sonra güvenlik sertifikası almaya karar verdim. O zamanlarda güvenlik sektörü yeni oluşmuş, firmalar yeni yeni çoğalıyordu. Sertifikayı aldıktan sonra güvenlik elemanı olarak işe başladım. Güvenlik kimliğini 5 yılda bir yenileme süresi var. 150 tl’ye yenilenebiliyor. Ve benim yenileyecek param yoktu. Kimliğimi yenileyemediğim için güvenlik şirketinden ayrılmak zorunda kaldım. İşe bisikletle gider gelirdim. Bisikletimin tekeri patlardı. Tekeri yaptıracak param olmazdı. Bir markette markete işe başladım. Birkaç ay çalıştıktan sonra elemanların sorumlusu oldum. Devamında da şirkete aldılar ve tüm şirketin temizlik sorumlusu olarak göreve devam ettim.

İş düzeni yavaş yavaş oturmaya başlamış olmalı
Aslında çalışmamı birilerinin görmesi güzeldi. Çünkü hangi alanda çalışırsam çalışayım dört elle sarılıyor, kendi işim gibi sahipleniyordum. Bu süreçte kardeşlerimi de yanıma almıştım. Gerek güvenlik, gerekse temizlik sektörünü iyice öğrenmiştim. Yaşadığım bir olumsuzluk üzerine o gün kendi şirketimi kurmaya karar verdim. Küçük kardeşimle birlikte hem temizlik hem güvenlik şirketini kurduk. Sıfırdan başladık. Şirketi kardeşimle kurduğumuz zamanlarda da çok zorluk çektik. Yeri geldi bir simitle akşama kadar idare ettik. Lokantadan yemek yemedik. Ofisin temizliğini de kendimiz yapıyorduk. Şuan ofiste 7 kişi çalışıyoruz.

Büyüme sürecini nasıl yönettiniz?
Bir buçuk yıl kadar kardeşimle ortak çalıştık. Sayımız da çoğaldı. 90 kişiye ulaştık. Sonrasında ortaklığı bitirip yollarımızı ayırdık. Şirketi tek başıma yönetmeye devam ettim. Resmi kurumlarla ilgilenmesi için ekibimize bir arkadaş ekledim. O geldikten sonra resmi kurumlarla da çalışmaya başladık. Şu anda hem temizlik hem güvenlikte 250 personelimiz var. Bu süreçte en büyük destekçim eşim Mürüvet Hanım oldu. Yeni kuracağım şirketimizin başına da eşim Mürüvet Hanım geçecek. O sadece resmi kurumlarla çalışacak bir şirket olacak.

Tüm sıkıntıları eşinizle birlikte göğüslediniz. Size en büyük desteği ne oldu?
Eşim kahrımı çok çekti. Beni adeta çamurdan çıkardı. Yanımda olmasaydı ben dağılabilirdim. Eşimi özellikle yanımda istiyorum. Yanımda olması bana güç veriyor. Bazı günler aç kaldık ve yoklukta beni hiç bırakmadı. Alacağımız ekmeğin hesabını yapardık. Ekmeği evde yapmak daha ucuza mal oluyor diye yıllarca ekmeğimizi evde yaptı. Biz tüm zorluklara birlikte göğüs gerdik. Her zaman moral verdi, her zaman yanımda durdu.

Güvenlik sektörüne yoğun bir talep var. Kısa yoldan meslek sahibi yapan bir sektör mü?
Üç aylık bir eğitimden sonra güvenlik elemanı olarak çalışmak mümkün. Ama 3 aylık bir eğitimle kimse bodyguardlık yapamaz. Eğitimlerde güvenlik sertifikası alan direk güvenlikçi oluyor. Güvenlik hizmeti verdiğimiz bazı sitelerde ilginç olaylarla karşılaşabiliyoruz. Mesela site sakini alkollü olarak geliyor, çalışanıma silah dayıyor. Başımıza geldi. Silahı ateşledi, silahta mermi kalmadığının bile farkında değil. Allah’tan herhangi bir şey olmadı. Olsaydı elemanımızı vurmuştu. Güvenlik aslında iyi ama bir o kadar da riskli bir meslek. 3 ayda güvenlikçi olunuyor ama yetki yok. Devlet düzenlemelerle yetki verebilir. Güvenlik eğitimleri güçlenip yetkilendirilebilir. Polise dokunduğunuz an risk almış olursunuz. Ama güvenlikçiler için bu söz konusu değil. Güvenlik elemanı bir jopla kendini nasıl savunabilir. Güvenlik sektörü ciddi istihdam sağlayan ve bu alanda ciddi açık kapatan bir sektör.

Sektördeki sorunlarınız neler?
Devlet denetimlerinin sıkılaştırılması gerekiyor. Kişi şirket kuruyor. Bir siteye kişi başı 2 bin 400 lira vermesi gerekirken, 2 bin 77 liraya hizmet veriyor. Bu yanlış. Ya elemanının sigortasını yapmıyor, ya da sahte faturayla iş yapıyor. Kurduğu şirketi 1 yıl sonra satıyor. Devlete, maliyeye SGK’ya borçlu. Sonra yeni bir şirket daha açıyor. Güvenlik şirketi kurmak basit. İnsanlara cazip geliyor.

Temizlik hizmetleri de Konya’da rağbet gören bir sektör haline geldi. O işe nasıl başladınız?
Güvenlik işini yapanlar genelde temizlik sektörüne de atılıyor. Güvenlik hizmeti verdiğimiz sitelere talep edilmesi durumunda kapıcılık hizmeti de veriyoruz. Yönetim de var. Ona da ağırlık vereceğiz. Hizmetlerimiz arasında daire temizliği de var.

Kısa sürede ciddi bir büyüme sağlamışsınız. 5 yıl sonra nasıl bir yerde olursunuz?
Eşim bana dur diyor. Farklı sektörlere de atılmak istiyorum. Köyümüze besi çiftliği kurmak istiyorum. Belki kaz çiftliği kurarım. Tavuk, inek. Köy hayatını, bahçeyi seviyorum. İlerleyen zamanlarda çiftçilik ve inşaat sektörüne girmeyi hedefliyorum. Güvenlik hizmetini eşime devredip yeni sektörlere atılmayı hedefliyorum.

10 yıl önce bugünkü durumunuzu hayal edebilir miydiniz?
Hiç. Ben 10 yıl önce böyle bir iş düzenini hayal bile edemezdim. Bisikletim vardı. Onun arkasına kartonları, demirleri topluyordum. Eve getirip kartonları demirleri ayırıp satıyordum. Hurdacılık bile yaptım. Yolda giderken toplar eve getirirdim. Eşim de ayıklardı. Sonra onları satardık. Demirin içinde bakır varmış. Biz bilmiyorduk. Hurdacının biri gösterdi. Nasıl ayıklanacağını anlattı. 1 liraya sattığımız demirin içinden bakırı çıkarıp 15 TL’ye satmayı öğrendik. Beraber karton topladığımız arkadaşım yıllar sonra benim oturduğum sitede görevli olarak çalışmaya başlamış. Benim personelim. Ve benim orada oturduğuma inanamadı. Her şeyi Allah veriyor. Ben evrim geçirdim. Kendim bile bazen kendime hayret ediyorum. Eşimin kalbi çok temiz. Çok dua etti. Sanırım onun duaları kabul oldu.

Bir gün her şey tersine dönerse rızkınızı tekrar hurdacılıkla kazanır mısınız?
Allah esirgesin. Kimse istemez. Ama tersine döndüğü an yine bir yere girip çalışmaktan ziyade ticaretle uğraşmayı tercih ederim.

Dışarıda hurda toplayan birini gördüğünüz zaman eski günleriniz aklınıza geliyor mu?
Çok etkileniyorum. Direk aracımı durduruyorum. Bildiğim, tanıdıklarım da var. Edilmesi gereken yardımı ediyorum. Ben o günleri yaşadım. Bir tane bisikletim vardı, 4 kişi biniyorduk. Eşim ve iki çocuğumla. Bisikletimin önüne tahtadan bir kasa yaptım. Gideceğimiz yere böyle giderdik. Allah da onu bu seviyeye getirsin diye dua ediyorum. Ben hiçbir zaman geldiğim yeri unutmuyorum asla da unutmam. Köylüm bile bana sen ne olmuşsun diyor. Kazanarak, çabalayarak yaptım. Sadece Konya’da değil, Türkiye’nin her yerine atılmak, hizmet vermek istiyorum.

Son olarak ne söylemek istersiniz?
Bir gün aracımla giderken bir tane muhabbet kuşu önüme çıktı. Normalde çok severim ama bakamam. Bunu aldım kafese koydum. Birkaç ay sonra bir tane daha önüme çıktı. Onu da aldık kafese koyduk. Aradan biraz daha zaman geçti. Ofisin penceresine bir tane daha geldi. Şuan 3 tane kuşum var ve kimseye vermiyorum. Belki de bu kuşlar Allah’ın bir mesajıydı bana. Hurda kağıt, demir toplayıp rızkımı kazanmaya çalışırken, sırtımda çelik kapı taşırken Allah bana iş kurmayı, istihdam sağlamayı nasip etti. Ümitsizliğe kapılmamayı öğretti.

Add comment

+ 75 = 83