Fatih CİNGÖZ

İkonia Mimarlık Firma Sahibi

İkonia Mimarlık Firma Sahibi Fatih CİNGÖZ

İkonia Mimarlık Firma Sahibi Fatih CİNGÖZ

Özgün tasarımlara imza atan İkonia Mimarlık, özellikle Bahçe Meram Projesi ile çok konuşuldu.  İkonia Mimarlık tarafından tasarlanıp uygulaması da yapılan Bahçe Meram Projesi aslında bir mimarın tasarım gerektiren tüm alanlarında başarılı olabileceğinin de göstergesi oldu. Firma ortaklarından Fatih Cingöz çalışmalarını, projelerini ve hedeflerini anlattı. 

İkonİa Mİmarlık’ta
hedef “tekne üretmek”

Bir mimar inşaat sektörü için ne ifade eder?
Sektörümüzde mimar işin bel kemiğidir. Ana şekli verir, tasarım kriterini ortaya koyar. Tasarım aşaması bittikten sonra uygulama aşamasına geçilmeye başlandığı zaman da inşaat mühendisi, makine mühendisi, elektrik mühendisi devreye girer. Onlar artık mimarın oluşturduğu ana tasarım üzerine işlemi bina ederler. Bu aşamada mimar tek başına çalışmaz. Bir konsorsiyumdur. Tüm mühendislerle beraber işi yürütür. Bu yürütmenin sonucunda ortaya bir proje çıkar. Bu işin koordinasyonu mimardadır. Mimarın üstlendiği görev budur.

İkonia’yı ne zaman kurdunuz?
3, 4 yaşından beri elimde kalem sürekli tasarım, çizim yaparım. Lise yıllarında otomobil tasarımı üzerine odaklanmıştım. Ama sonradan odağım kaydı. Bu aşamada şimdiki ortağım olan abim inşaat mühendisi olmuştu. Odağım da mimarlığa kayınca 2004 yılında Erciyes Üniversitesi Mimarlık Bölümü’ne girdim. 2009 yılının sonunda da İkonia Mimarlık’ı kurduk. O zamandan beri sektörde abimle birlikte hizmet ediyoruz.

Birlikte ilk yaptığınız proje neydi?
2010 yılında Seydişehir’deydik. Kuruluş yerimiz de Seydişehir. Bu işe ufak bir firma olarak başladık. İlk yaptığımız proje de Seydişehir’de ses getiren bir proje olmuştu. O zamana kadar konut haricinde inşaat üretimi yapmamıştık ama İkonia Mimarlık olarak otel, hastane, iş merkezi tasarımı gibi çeşitli sektörlerde yer almıştık. Asude Evleri projemiz; 2010 yılı standartlarında hem tasarım olarak hem de içine konulan ürünler olarak üst segmentte nitelikli bir projeydi. Büyük ilgi gördük. Bizden sonra da güzel projeler yapanlar oldu.

Mimarlık sizce de bir sanat dalı mı?
Kesinlikle. Ama aynı zamanda zanaata da yakın. Bir mimarın kendisini geliştirmesi şart. Okulda bu işin teorik kısmını ve idealist kısmını öğretiyorlar. Sizin de piyasaya çıktığınız zaman o idealist ve teorik kısmı piyasanın gerçekleriyle yoğurabilmeniz gerekiyor. Zaten iyi mimarlar dediğimiz insanlar bunu yapabilmiş insanlar. Şu an absürt bir tasarım yapıp bunu ayakta durdurabilirsiniz. Ama bu kanaatimce mimarlık olmamış olur. Optimum bir yoğurma şekli var. Onun için de mimarların kompozisyon yeteneğine sahip olması ya da kendini o yönde geliştirmesi lazım.

Her mimarın kendine özgü bir tarzı oluyor. O ayrıntılar neden önemli?
Bazı mimarlar için bunu söyleyebiliyoruz. Baktığım zaman hem Türkiye hem Konya genelinde meslek büyüklerimizden bu projeyi şu mimar yapmıştır dediğimiz oluyor. Bu sayı çok az. Fark da işte burada ortaya çıkıyor.

Sizin tasarımlarınızda vazgeçemediğiniz nedir?
İlk başta minimal değerlendiriyoruz. Tasarımlarımız kesinlikle bakıldığı zaman fark ortaya koyar ama bu farkı ortaya koyarken biz az ürün kullanmış oluruz. Benim gözümdeki mimarlık da budur. Ünlü bir mimarın sözü vardır “Az Çoktur” diye. Hakikaten o azla çok işi yapabilmek. Asıl mimarlık budur. Biz de bunu amaçlarız. Oraya koyduğumuz bir taş kaplama ya da duvardan çıkan bir raf . Bunu yaparken kastımız da yapıverdik oldu gibisinden değil. Bu yüzden en basit bir tasarımı bile yaparken zamana yayıyoruz. Müşterilerimize acele bir şekilde dönmüyoruz. Küçük bir iş bile olsa bir süre istiyoruz. Çünkü bu süreçte harcadığımız herhangi bir metrekare müşterinin metrekaresi. Bunu biz atıl kullanmamalıyız. Sorumluluk gerektiriyor.

Kullanılan malzemelerde neye dikkat ediyorsunuz? Uygun bütçelerle de şık tasarımlar elde etmek mümkün müdür?
Kesinlikle. Tasarımı kime yaptığınız da önemli. Elinizde 100 liralık bir malzeme olduğunu varsayalım. Bunu 10 liralık işçilik ile döşetirseniz o 100 liralık malzeme heba olur. Ya da 100 liralık malzemeyi mekanın en görünmeyecek yerinde, veya en ihtiyaç duyulmayacak yerinde kullanabilirsiniz. O zaman o ürün doğru yerini bulmamış olur. Olaya tam tersinden bakarsak da çok ucuz bir malzemeyi tam yerinde kullanırsanız o zaman o ürün size çok daha kaliteli imajı verir. Bu çok önemli. Sektörümüzde en çok atladığımız konu bu.

Sizin için şıklık ya da o tasarımın özgünlüğü neyi ifade ediyor?
Az çoktur mantığından yaklaştığım için benim tasarımlarım daha çok loft tasarımlar olarak kalır. Koyu renk ve spor çizgiler benim tercihimdir. Bir müşterimiz çıkıp bizden varaklı bir tasarım isterse tabi yaparız ama onu da kendi çizgimizle yorumlarız. Bizim için iyi tasarım olması demek; ergonomik olacak, ürünler doğru yerinde kullanılmış olacak. Zaten bu ikisi olduğu zaman mekanın geri kalanını gözünüz değerlendirmiyor bile. Önem verdiğim bir şey de zemin ve tavan koyu renk olursa mekanı daha güzel görürsünüz. Bu mekanın kalitesini direk ön plana çıkartır. Şu an için değerlendirmemiz lazım. Aydınlatma sistemleri gelişti. Şu an mekanlarımız çok iyi aydınlanabiliyor, ayrıca mekana artık daha iyi doğal ışık alabiliyoruz. Bu durumu iyi kullanmak şart.

Akıllı ev sistemleri hakkında ne dersiniz?
Çok trend bir söylem ama benim gözümde çok gerekli olmayan sistemler. Zevkle ilgili hiçbir konuyu eleştirme hakkımız yok. Ama şu an için yapılarda gereksiz bulduğum bir şey akıllı ev sistemleri. Bu tam anlamıyla size bir kullanım vermiyor. Evinize dinlenmek için geliyorsunuz. Herkesin odak noktası dinlenmek. Siz bu özellikleri kullanmıyorsunuz bile. Pazarlama nüansı olarak görüyorum.

Neyi hedefliyorsunuz?
Tekne üretmeyi hedefliyoruz. Konya’dan bir tekne firması çıkarmak; hedefimiz bu. Biz bundan sonra da sürekli butik projelerde yer almayı istiyoruz. Hem tasarım hem üretim anlamında. Büyük projeler bizi korkutmuyor ama içinde bulunmak istediğimiz projeler daha sevimli, özgün projeler. Konsepte ağırlık veriyoruz.

Tekne üretme fikri nerden çıktı?
Biraz önce de söylediğim gibi 3,4 yaşlarından itibaren kalem elimizdeydi. Araba tasarımı bizim ilgi odağımızdı. Ta ki üniversiteye başlayıncaya kadar. Araba tasarımı konusunda ilerleyemedik. Türkiye standartlarında neye ulaşabiliriz dediğimiz zaman Türkiye’de şu anda tekne üretiliyor, tekne tasarımları yapılabiliyor. Ve uygun maliyetlerde yatırımınızı yapıp teknenizi tasarlayabilirsiniz. Ayrıca deniz insanı çekiyor. 3, 4 yıldır tasarım yapıp kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Önümüzdeki birkaç yıllık süreçte de bu yatırımı yapmayı planlıyorum.

Şu anda hangi projeleri yürütüyorsunuz?
Vav yapı bizim Konya merkezinde ilk müşterilerimizdendi. Onlara mimari tasarım noktasında hizmet sunduk. Karatay Üniversitesi’nin karşısında Karatay’ın en yüksek yapısını tasarladık. 60 metre yüksekliğinde bir ofis projesi. Onun dışında hem yatırımını hem de tasarımını yaptığımız Bahçe Meram Projesi var. Hem tasarım hem ürün kullanım anlamında Konya’nın standartlarının üzerinde. Bulunduğu konum olarak da sessiz sakin diyebileceğimiz, nefes alabileceğiniz bir ortamda. Lalebahçe’de. Mimarlık iç dış olarak ayrılamaz bir bütündür. Bizim bakış açımız bu şekilde. Bu bütünsel yaklaşımdan yola çıktığınız an bir yapı tasarlıyorsanız bu yapının ne olduğu önemsiz. O an için size hiç tasarlamadığınız bir yapı da gelebilir. Araştırırsınız, kendinizi o yönde geliştirirsiniz ve net tasarımlar ortaya koyarsınız. Bir yapı tasarlanırken pek çok şey bir bütündür. Bu bağlamda değerlendirilmesi gerekiyor.

İkonia mimarlık olarak kendi tasarladığımız, aynı zamanda uygulamasını da kendimizin yaptığı Bahçe Meram Projesi’nde bu işin peyzajından binanın cephesine varıncaya kadar, iç mekanların, örnek dairenin tasarımına kadar tamamında yer aldık. Bu proje aslında mimarlığın bütünsel bir yaklaşımla çözülmesi gerektiğinin göstergesidir.

Add comment

× 6 = 18