Yağız BÜYÜKDAĞLIOĞLU

Hidrolik Firmasının genç yöneticisi

Yağız BÜYÜKDAĞLIOĞLU

Yağız BÜYÜKDAĞLIOĞLU

Bizde bir laf var bilirsiniz “Boynuz kulağı geçer” diye o süreç yorucu…

Yağız BÜYÜKDAĞLIOĞLU

 

Bu sayımızda sizlere Deksan Hidrolik Firmasının genç yöneticilerinden Yağız Büyükdağlıoğlu’nu tanıtmak istiyoruz. Genç yönetici ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik, genç kuşak sanayicinin yaşadığı sıkıntılar ve avantajlardan bahsettik. Keyifle okumanız dileği ile…

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

19 Temmuz 1988 yılında Konya’da doğdum büyüdüm, lise öğrenimimin sonuna kadar Konya’da yaşadım. Üniversite eğitimi için İstanbul’da yaşadım dört yıl boyunca. Yıldız Teknik Üniversitesi, Makine Bölümü mezunuyum. 2010 yılında okulu bitirdikten sonra tekrar dönüş yaptım Konya’ya. Kurulu bir düzenimiz vardı burada, babamın kurduğu şirket “Deksan Hidrolik”  şanslıydım direk gelip işe başladım. Zorlukları oldu tabi ama en büyük avantajım babamın yanında olmam, o sayede bugünlere kadar geldik.

Genç yaşta iş hayatına atılmanın zorlukları nelerdir?

Genç yaşımda iş hayatına atılmak çok zor fakat bizler biraz daha şanslı olanlardanız herhalde. Bunun zor olan yanı tecrübesiz olmanız ve çalıştığınız insanların yaşça sizden büyük olması. Çalıştığımız insanlar genelde bizlere göre, yaşlarının da vermiş olduğu tecrübeyle çok pratikler ve işlerinin rutin bir düzeni var. Ayak uydurmak konusunda elbette ki sıkıntılarım oldu. Her sektörde, her işte olduğu gibi tabi bende ilk başlarda zorlandım. Önceden de yaz dönemlerinde gelip burada çalışıyordum ama o zaman hala öğrenciydim, yaz bitince okula tekrar döneceğimi bilmenin rahatlığı vardı… Mezun olup buraya döndüğümde sudan çıkmış balığa döndüm. Hiç bilmediğim bir iş değildi ama sorumluluk artmaya başlayınca zorlandım haliyle. Genç yaşımda bu tecrübeyi kazanmak bence iyi bir şey. Sıkıntılı dönemler geçirdim ama tecrübelerde böyle kazanılıyor sanırım.

Deksan Hidrolikte aktif göreviniz nedir?

Okulu bitirdikten sonra bir yıl çalıştım ama en aktif olduğum yıl geçtiğimiz yıl, yani 2011’de YBD Makine’yı kurduktan sonraki zamana denk gelir. Şirketin tüm sorumluluğu bende değildi ama büyük bir çoğunluğunu tek başıma üstlendim YBD Makina’nın. Zorlandığım anlar yine oldu fakat birlikte çalıştığım insanlar gerçekten çok tecrübeli. Dönem dönem “ben bu işi biliyorum” diye ikna etmem gerekti, “tamam sizin tecrübeniz var ama bende bu işin okulunu okudum, yapabilirim” gibi…

İş hayatınızda karşılaştığınız zorluklar nelerdir?

Aile şirketi olduğumuz için her zaman babamın şemsiyesi üzerimde, bunu hep hissediyorum ama babam yurt dışı fuarlarına gittiği zaman ya da şehir dışında olduğu vakitlerde, tüm yetki ve sorumluluk bende olduğunda üzerimde ister istemez bir baskı hissediyorum. Müşterilerle daha fazla ilgileniyorum, işlerin daha fazla üstüne düşüyorum, en çok zorlandığım noktalar bunlar.

Deksan Hidrolik ve YBD Makina hakkında bilgi alabilir miyiz?

1976 yılında kurulan Deksan Hidrolik ilk kurulduğunda zirai dönerlerin üretimini yapmaktaydı. Türkiye’nin ilk zirai dönerlerinin üretimin yapıldığı yerdir Deksan Hidrolik. Daha sonra hidrolik silindirler, römorklar, römork dingilleri ve Ar-Ge çalışmalarıyla 80’den sonra daha fazla büyüyerek ürün çeşitliliğini arttırdı. Deksan Hidrolik’in ürün çeşitliliği gerçekten çok fazla bu avantajımızı kullanıp daha fazla müşteriye ulaşmak amacıyla YBD Makina’yı da Deksan Hidrolik’in bir alt firması olarak kurduk. Pazarlama amaçlı kuruldu fakat üretim de var, yine hidrolik silindir ve döner üretimi yapıyoruz. Şu anda Deksan Hidrolik yerel bir firma ama üretim kalitesi ve ürün çeşitliliğiyle Avrupa’daki büyük üretim yapan firmalarla yarışır hale gelerek bir nevi rakip oldu diyebiliriz. 2006 yılında TÜBİTAK projeli tam bilyeli dönerli turnike, TÜBİTAK’ında destekleriyle üretmeye başladık. Bunlar Avrupai tarz dönerlerdi, kaynaksız döner diye tabir ettiğimiz dönerleri Türkiye’de Deksan güvencesiyle üretiyoruz. Çok geniş bir Ar-Ge’miz, Avrupa’da pazarımız var ayrıca Asya’ya ve Afrika’ya satış yapıyoruz.

Aile şirketi olmanın verdiği avantajlar ve dezavantajlar nelerdir?

Yıllardır bu işin içinde olan babamın geniş bir çevresi var ve onun yanında çalışmak yıllanmış tecrübelerinden yararlanmak çok güzel. Kötü tarafları belirttiğim gibi insanlara kendinizi kanıtlamaya çalışıyorsunuz, o biraz yorucu fakat zamanla bunlarında azalacağına inanıyorum. Esasında ben babamı bir idol olarak görüyorum. Yaptığı işte teknolojiyi takip eden, ileri görüşlü, son çıkan ürünleri araştıran bir idol. Ondan yararlanmaya çalışıyorsunuz ve böyle bir insana da kendinizi kanıtlamaya çalışıyorsunuz gerçekten en zoru bu. Bizde de bir laf var bilirsiniz “Boynuz kulağı geçer” diye o süreç yorucu, onu yapmaya çalışırken zorlanıyorum tabi ki.

Yoğun iş temposunda kendinize ayırdığınız vakitte neler yapıyorsunuz?

İşlerden dolayı aslında çok fazla vakit kalmıyor sosyal yaşama, sorumluluk arttıkça kendinize ayırdığınız vakit azalıyor. Mesai saatimizde olmadığı için genelde boş kaldığımızda arkadaşlarımla çıkıyorum. Düzenli olarak spor yapıyordum yıllardır, son altı aydır iş yoğunluğundan devam edemedim ama tekrar başlamayı düşünüyorum.

Yağız Büyükdağlıoğluna teşekkür ediyoruz…

Add comment

+ 69 = 72