HASAN ÖZBEY

TİCARETE ADANMIŞ BİR ÖMÜR...

Hasan ÖZBEY

Hasan ÖZBEY

Hasan Özbey

 

TİCARETE ADANMIŞ BİR ÖMÜR…

07 Şubat 2013 tarihinde yitirdiğimiz Konya ticaret hayatının duayenlerinden İş adamı Hasan Özbey ile vefatı oncesi 18 Ocak 2013 tarihinde gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi sizlerle paylaşmak istiyoruz..

Ekonomik hayatımızın terminolojisine çarpıcı bir adlandırmayla giren ve bir dönem dillerde pelesenk olan, “Anadolu Kaplanları” denilen, ekonominin Anadolu’nun bağrından fışkıran devleri, İstanbul dükalıklarını silkelerken, ülkemizde ekonomide ilk kez milli bir damar ve yepyeni ufuklar açmışlardır.

Türkiye’nin sanayileşmesini, çağın teknolojisiyle bütünleştiren, küreselleşen dünyada müstesna bir çığır açan Anadolu Kaplanları’nın ekonomideki ilk ışıklarını, belki de ilk tohumlarını Ermenek’te atanlardan birisi Hasan ÖZBEY. Çok küçük yaşlarda Ermenek’te usta terzilik yapan, Ermenek’ten aldığı sebze ve meyveleri İstanbul’a götürerek değiş tokuş yapan daha özel bir deyimle kapalı ekonominin trampa modelini yaratarak ticari hayatın eteklerinden tutunan bir sabır, azim, cesaret ve dürüstlük timsali Hasan ÖZBEY…

Sonuçta ekonomi ağını Balkanlar’a, Endonezya’ya, Rusya’ya kadar genişleten, şayan-ı hayret bir tip ve tiplemeyi Hasan ÖZBEY’in hayat hikâyesinde bulacaksınız.

Başarısı, müteşebbis kişiliği, kendine münhasır naif ve has ruhu, ilkeli ticaret anlayışı olan, binlerce kişiye istihdam sağlayan İşadamı Hasan ÖZBEY’in hayat hikâyesini yazmak ve anlatmak aslında toplumumuzun derin bir analizini yapmaktır bir bakıma. Türkiye’nin hazin ve hayırlı tarihinin ruhunu keşfetmek gibidir. Bu hikâye gerçektir ama bu gerçek; hayalleri aşan bir gerçektir de aynı zamanda. Belki de gerçek ve hayal… İkisi de bir ve bütün… İkisi de 1942 yılından 2000 yılına kadar süren, 2000 yılından sonra gönül rahatlığıyla iş hayatından elini çekip bütün yetkiyi evlatlarına bırakan Hasan ÖZBEY’in birkaç sayfaya sığmayacak olsa da kısaca anlatacağı, genç kuşaklara örnek olacak dersler, mesajlar yüklü muhteşem başarı öyküsü…

 

Hasan Bey, bugünden düne baktığınızda geldiğiniz noktayı nasıl özetlersiniz?

1930 yılında Ermenek’te doğdum, ilkokul eğitimimi Ermenek’te tamamladım. Okula da 70 öğrenci arasından başarılı olarak seçilmeme rağmen, o dönemin şartlarında tahsilime devam edemedim. Babamı 5 yaşımda kaybettim, çocukluğum hep çalışmakla geçti. Kendimi bildim bileli ticaretin içinde yer aldım ve çekirdekten ticaret ahlakını ve terbiyesini alarak büyüdüm. 1964 yılında evlendim, 5 çocuğum var.

 

Hasan Bey, ticari hayatınızda başarı öykünüzü resmeden sürecin ilk çizgileri nasıl şekillendi, kısaca anlatır mısınız?

11-12 yaşlarımdan itibaren iş hayatım oldukça yoğun bir tempoda seyir etti. Daha okul dönemimde ağabeyimle birlikte açtığımız bir terzi dükkânında çalışıyordum. Sabahları erkenden dükkânı açar, ortalığı temizler, kömür ütüsünü yakardım. O dönemlerde elektrikle çalışan ütü yoktu, kömür ütüsü ile çalışıyorduk… Derken okul bitti, 12 yaşımda terzi olarak işe tam zamanlı başlamış oldum ve bir yılın sonunda da usta oldum. 1935 yılından 1957 yılına kadar terzilik yaptım, o yıllarda çok uzun saatler çalışıyorduk, işin yoğunluğuna yetişemiyorduk. Zamanla işler daha da büyüdü, mevcut dükkânımız bize dar gelmeye başladı. Üç tane makinamız oldu, iki masa, altı kalfa derken gece gündüz çalışır olduk. Bu dönemde yeni dükkân arayışına girdik ve belediyenin çarşıya 700 metre mesafedeki yaptığı bir dükkânı aldık. Bu dükkân bizim ticarete atılmamızın bir başlangıcı oldu…

 

Şu anda pek çok sektörde faaliyet gösteren bir firmanın kurucusu olarak bu sürecin gelişimini bizimle paylaşır mısınız?

Benim hayatım boyunca kendime şiar edindiğim, benimsediğim ve uyguladığım bir felsefem var: ‘’Olabileceğinin en iyisi ol’’. Bu felsefe doğrultusunda her zaman yapabileceğimin en iyisini yapma gayreti içinde oldum ve 1957 yılından sonra terziliği bırakarak ticaretin farklı alanlarına yöneldim. Abim ve ben kömür işletmeciliği işine girdik ve daha bir yıl geçmeden, 1965 yılında kömür üretimine geçtik.  Madencilik zor ve zahmetli bir iş olsa da bu işin üstesinden geleceğimiz inancı ile bu sektöre adım attık. Sektörde faaliyet göstermemizle birlikte işlerimizin hacmi gün geçtikçe daha da büyüdü ve 80’li yılların sonlarında Konya’ya taşındık.

90’lı yıllarda bir otomobil markasının distribütörlüğünü alarak farklı bir sektörde daha hizmet vermeye başladık. Bu sektörde 6 yıl faaliyet gösterdik ve yine aynı dönemlerde petrol bayiliği alarak şehir merkezinde hala aktif hizmet veren bir petrol istasyonu açtık.

Yine 90’lı yıllarda LPG Türkiye distribütörlüğünü alarak oldukça ciddi bir satış ağına ulaştık. Bu esnada madencilikte de gün geçtikçe büyüyerek yeni yatırımlar yapmaya devam ettik. Ladik bölgesinde eleme, paketleme, pres kömür tesisi kurduk ve 90’lı yılların sonlarına doğru kömür ithalatına başladık.

 

Böylesine aktif seyreden iş hayatınızda yatay ve dikey sektörlere açılmak, ekonominin bakir alanlarına girmek sizi zaman zaman yorup, pes ettirdi mi?

Biz para harcamasını bilmezdik, kazanmasını bilirdik. Daha önce de dediğim gibi her işte birinci olmak benim ilkem. Bu ilke doğrultusunda her daim işimin başında oldum ve tüm takibi bizzat kendim yaptım, takipsiz işten hayır gelmez.

Ve 2000’li yıllarda gönül rahatlığı ile tüm işlerden elimi çektim ve tüm yetkileri çocuklarıma devrettim. Şirket yönetimlerini çocuklarıma bıraktım, onlar da benim izimden yeni sektörlerde sağlam adımlar attılar. 2000 yılından sonra şirketlerimiz tuz üretimi, madencilik, et entegre tesisleri ve inşaat sektörlerinde faaliyet göstermeye devam etti.

 

Hasan Bey, iş hayatınızın dışında, hobileriniz, keyif aldığınız bir uğraşınız var mı?

Bu yoğun iş hayatım süresince çok fazla hobim oldu diyemem, en büyük ve tek hobim ağaç dikmek. Bu ağaçları da kendim için değil benden sonra gelecekler için dikiyorum.

Ticaretin içinde aktif olarak yer almış, ticaretin içinde büyümüş biri olarak genç iş adamlarına tavsiyeleriniz neler?

Benim çocuklarıma üstüne basa basa nasihat ettiğim şudur: ‘’Kefillik haysiyet kırıcı hamallıktır, ticaret yapacaksan cesur ol doğru sözlü ol, karar vermeden önce, benim terzilik yıllarımda yaptığım gibi kırk ölçüp bir karar ver. Bu hususlara dikkat ederseniz işte o zaman iş hayatında itibarlı ve başarılı olursunuz.’’

Günümüzde ticari ahlak dejenere olmuştur. İş gören enayi, işi görülen açıkgöz olmuştur.

Ticarette en önemli şey dürüst olup müşteriyi aldatmamaktır. Daha sonra yalandan yanlıştan kaçmakla başarı yakalanır. Müşteri size inanacak güvenecek ki ticarette devamlı hale gelebilesiniz.

Bir işte eğitim önemlidir! İşinizin eğitimini alacaksınız. İnsan dinine bağlı olmalı büyüklerine hürmet etmeli, ananelerini ve kültürünü kesinlikle unutmamalı. Mutlaka aile kurmalı ve hayırlı evlatlar yetiştirmeli.

Yönetici konumundaki kimselerin tevazu sahibi olmaları önemlidir! Patron nasıl çalışırsa çalışanlar da öyle çalışır bunu asla unutmamalıdır.

 

…Ve şu sözümü de hatırlamalarını isterim: ‘’Nakit para ava giden avcının mermisi gibidir’’.

Add comment

× 2 = 4