Prof. Dr. Mehmet YILDIRIM

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet YILDIRIM

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet YILDIRIM

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet YILDIRIM;
ArGe yapan, yapmayandan ayrılacak

 

Öncelikle kendinizden bahseder misiniz?
1973 yılında Sarayönü İlçesi Çeşmelisebil Kasabası’nda doğdum. Ailem ben çok küçükken Konya’ya taşındı ve ilköğretime Konya’da başladım. Nesrin ve Ayşegül Kardeşler İlkokulu, ardından Karma Ortaokulu ve Fatih Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’ni bitirdim. Teknik Lisede bilgisayar bölümünü tamamladım. Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Bilgisayar Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nde okudum. 1995 yılında, fakülteyi bitirir bitirmez Kocaeli Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak akademisyenliğe başladım. Yüksek Lisans, Doktora, Doçentlik ve ardından Profesörlük. Tüm akademik hayatım Kocaeli Üniversitesi’nde geçti. Halen Kocaeli Üniversitesi’nde akademisyenliğe devam ediyorum. Ağırlıklı olarak yapay zeka yöntemleri ve bunların farklı alanlarda uygulanması üzerine çalışmalar yaptım.

Bilişim son yıllarda sıkça kullanılan bir terim. Bilişim dendiği zaman ne anlamamız gerekiyor?
“Bilişim” kelimesi günümüzde, İngilizce “informatics (enformatik)” kelimesindeki anlamı ile kullanılıyor. Bilgi mühendisliğinin pratikle ilgilenen branşı veya akademik anlamda bilgi biliminin uygulamaya dönük halidir. Bilişim, doğada ve mühendislik sistemlerinde bilginin temsili, işlenmesi ve sistemler arası iletişimini inceler. Hesaplama ve algılama ile ilgili ve sosyal boyutu olan bir kavramdır. Hesaplama ya da iletişim yoluyla bilginin dönüşümünü de kapsar. En üst seviyede anlamlı ve işe yarar bilgi (knowledge) ile ilgilenirken, en alt seviyede bilgisayarlarda işlenen ham veri (data) ile ilgilenir. Daha da anlaşılır söylemeye çalışırsak, bilişim, bilgi ve hesaplamanın teorik temellerini ve bunların bilgisayar sistemlerinde uygulanabilmelerini sağlayan teknikleri araştıran bir bilim dalıdır.

Bilişim Sistemleri Mühendisliği nedir?
Bilişim Sistemleri Mühendisliğinin ne olduğunu tam olarak anlatabilmek için Bilgisayar Mühendisliği ile arasındaki farklardan veya benzerliklerden bahsetmek gerekir. Her iki mühendislik dalında teknik dersler, özellikle de bilgisayar dersleri hemen hemen aynıdır. Her ikisinde de temel bilgisayar dersleri, donanım dersleri ve yazılım dersleri aşağı yukarı aynıdır. Bilişim Sistemleri Mühendisliğinden mezun olan bir öğrenci Bilgisayar Mühendisliğinden mezun öğrenci ile aynı teknik dersleri aynı içerik ile görür. Hatta aynı referans kitaplar okutulur. Ayrıldıkları noktalardan bir tanesi şudur; Bilişim Sistemleri Mühendisliğinde ilave olarak, üniversitelere göre farklılıklar arz etmekle beraber, yönetim bilimleri ile ilgili dersler de okutulmaktadır. Örneğin, Yönetim Bilişim Sistemleri, Bilişim Sistemleri Analizi ve Tasarımı, Bilişim Sistemleri Güvenliği, Bilişim Hukuku, E-işletme, E-Ticaret, Adli Bilişim, Yönetim ve Organizasyon, Girişimcilik ve Kalite Yönetimi vb. dersleri içermektedir. İçerik olarak bakıldığında Bilişim Sistemleri Mühendisliği daha geniş bir yelpazeye sahiptir. Bir Bilgisayar Mühendisi aldığı eğitim açısından değerlendirildiğinde tamamen teknik bir elemandır. Yaptığı iş gereği, örneğin bir yazılım firmasında çalışıyor olsa veya büyük bir firmanın bilişim departmanında çalışıyor olsa, ne kadar yükselir ise yükselsin üst yönetici kademelerine gelemeyecektir. Kendi kurmuş olduğu firmasının yönetimini bile, yeteri kadar büyüdükten sonra, profesyonel yöneticilere bırakmak zorunda kalacaktır. Bilişim Sistemleri Mühendisi ise teknik bir eleman olmanın yanı sıra, en azından bilişim veya teknoloji firmalarında yöneticilik yapabilecek ve teknik ekip ile maksimum düzeyde iletişim kurabilecektir.

Ayrıldıkları ikinci nokta ise, Bilişim Sistemleri Mühendisliğinde son sınıf öğrencileri bir yarıyıl süresince iş yeri eğitimi adı altında, endüstride staj yapmakta ve uygulama yönünü geliştirmektedir. Bu, öğrencilere; kendilerini geliştirme, üniversite sonrasında işe adaptasyonlarını ve istihdamlarını kolaylaştırma imkânı tanımaktadır.

Öğrenciler bu bölümü bilinçli olarak mı tercih ediyor?
Tabii ki bunu ölçmenin kolay bir yolu yok. Ancak öğrencilerimizle yaptığımız görüşmelerden ve sohbetlerden bir çıkarım yapabiliyoruz. Benim bölümümde beş yıldır öğrenci alıyoruz ve geçen yıl ilk mezunlarımızı verdik. İlk yıllarda bir bilinçten söz etmek söz konusu değildi ve Bilgisayar Mühendisliklerine göre puanı nispeten düşük olduğu için tercih ettiklerini söylüyorlardı. Son birkaç yıl içerisinde ise bir farkındalık düzeyinin oluştuğunu ve daha bilinçli tercih yaptıklarını gözlemleyebiliyoruz. Puanlarımızın yükselmesi ve tercih edebilecekleri başka mühendislik alanları olmasına rağmen öğrencilerimizin bölümümüzü tercih etmeleri bu bilincin bir göstergesi olarak düşünüyoruz.

Sizin bu bölümü seçmekteki amacınız neydi?
Bilişim Sistemleri Mühendisliği çok yeni bir bölüm. Türkiye’de ve Dünya’da son dokuz-on yıldır bilinmektedir. Meslekler gelişmekte ve ihtiyaçlar doğrultusunda dönüşüm geçirmekte, yeniden şekillenmektedirler. Bilgisayar Mühendisliği teknik ihtiyaçlara cevap vermekle beraber, bilgi yönetimi ve bilgi mühendisliği alanlarında yetersiz kalması sonucunda kendi içerisinden Bilişim Sistemleri Mühendisliğini doğurmuştur. Bilişim sistemlerinde görev alan paydaşların büyük çoğunluğu bilgisayar alanında eğitim almış mühendis veya teknik elemanlardan oluşmaktadır. Benim de geçmişim ve aldığım eğitim tamamen bilgisayar üzerinedir. Nasıl bilgisayarcı olduğumu sorarsanız şöyle cevap verebilirim; 1987-1990 yılları arasında lisedeydim. Bilgisayar Türkiye’ye yeni yeni girmeye başlamıştı ve geleceğin mesleği olarak görülmekteydi. Ben de tamamen şans diyebileceğim bir rastlantı sonucu lisede bilgisayar bölümü öğrencisi olmuştum. Bilgisayar konusunda oldukça iyiydim ve çocuk yaşlarda birisinden beklenmeyecek kadar bilinçli olarak geleceğimi bilgisayar üzerine kurmak istiyordum. Bu nedenle, Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Bilgisayar Teknolojileri Öğretmenliğini tercih ettim. 1987 yılından bu yana bilgisayarla iç içeyim.

Türkiye’de bu alanda eğitim verilmesi süreci nasıl ilerliyor?
Bilindiği üzere, Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak ve Teknik Öğretmen yetiştirmek üzere kurulmuş olan Teknik Eğitim Fakülteleri 2009 yılında kapatılmış ve yerlerine Teknoloji Fakülteleri kurulmuştur. Teknoloji Fakülteleri mühendis ünvanına sahip mezunlar vermektedir. Teknoloji Fakülteleri kurulurken, fakülte altında açılacak bölümlere karar verme aşamasında, bazı üniversiteler örneğin; Selçuk, Sakarya, Marmara ve diğer bazı üniversiteler Bilgisayar Mühendisliği Bölümü açmaya karar vermiş, bazı üniversiteler de örneğin; Kocaeli, Muğla Sıtkı Koçman, Manisa Celal Bayar, Karabük ve diğer bazı üniversiteler Bilişim Sistemleri Mühendisliği Bölümü açmaya karar vermiştir. İkinci yolu tercih edenler, hali hazırda üniversiteleri bünyesinde Mühendislik Fakültesi altında Bilgisayar Mühendisliği Bölümünün zaten yer alması ve farklı fakültelerde olsa da aynı isimle ikinci bir bölüm açmamak için Bilişim Sistemleri Mühendisliğini açmayı tercih etmişlerdir. Şu an Türkiye genelinde, 140’ın üzerinde farklı üniversitede Bilgisayar Mühendisliği bölümü bulunmaktadır. Bunlardan 7 tanesi de Teknoloji Fakültelerinde yine Bilgisayar Mühendisliği adı altında eğitim-öğretim vermekte ve bilimsel araştırmalar yapmaktadır. Bilişim Sistemleri Mühendisliği üçü vakıf olmak üzere 11 üniversitede yer almaktadır. Sayıca Bilgisayar Mühendisliğinden daha azdır, daha yenidir ve bu nedenle farkındalığı da nispeten düşüktür. Ancak her geçen yıl giriş puanları yükselmekte ve tercih edilir hale gelmektedir. Geçtiğimiz yıl, Bilişim Sistemleri Mühendisliği’nin giriş puanları diğer birçok mühendislik alanından daha yüksekte idi. Yurt dışındaki üniversitelere baktığımızda ise Bilişim (Informatics) bölümlerinin sayısının Türkiye’ye oranla daha fazla olduğunu görmekteyiz. Umuyorum ki üniversitelerimizde, özellikle vakıf üniversitelerinde, Bilişim Sistemleri Mühendisliği bölümlerinin sayısı artacaktır. Vakıf üniversiteleri sektörlerle ve piyasa ile daha içi içedir ve piyasa taleplerine daha hızlı reaksiyon verebilmektedir.

Bilişim Sistemleri Mühendisliği’nin piyasaya olan katkısı nasıl olacak?
Bilişim ve teknoloji sektöründe iş yapan firmalar en çok katkıyı göreceklerdir diye düşünüyorum. En başta, bilişim sektöründe yönetici ihtiyacı artık ciddi bir sorun olmaktan çıkacak ve bu eksikliği Bilişim Sistemleri Mühendisleri ile kapatacaklarını umuyorum. Hem bilişim ve teknolojiye hakim hem de yöneticilik yeteneklerine sahip mühendisler bu firmaları yönetecekler. Firmalar, dışarıdan yönetici bulmak yerine kurum içerisinden yönetici çıkaracaklar ve kurumsal aidiyetin tesisine katkıda bulunacaktır. Bir başka katkısı da, bir yarıyıl süreli işyeri eğitimi sayesinde, firmalar istihdam edecekleri mühendisleri daha öğrenci iken tanımış olacak, kendileri için en uygun istihdamı gerçekleştirebileceklerdir. Firmaların kendi iş süreçleri içerisinde ihtiyaç duyduğu bilgi yönetimi ve karar destek sistemlerini de Bilişim Sistemleri Mühendisleri gerçekleştirebilecektir.

Toplumsal ve yönetsel anlamda bilişim teknolojilerinin etkisi nedir?
İşletmeler; hizmet ve ürün kalitesini artırmak, iletişim, pazarlama ve satış maliyetlerini azaltmak, müşterilere hızlı cevap verebilmek, farklı coğrafyalardaki pazarlara açılmak ve daha hızlı ürün geliştirmek amacıyla bilişim teknolojilerini kullanmaktadır. Bilişim teknolojileri üretim maliyetlerini azaltır iken, diğer taraftan da işsizlik oranının artmasına katkıda bulunmaktadır. Bazı mesleklerin ve iş kollarının kaybolmasına hız kazandırmaktadır.

Geçmişte sadece işyerlerinde kullandığımız bilişim teknolojileri artık toplumsal hayatımızın her aşamasında kullanılır bir hal almıştır. İnternet bankacılığı sayesinde banka şubelerine gitmiyoruz artık. Birçok hizmet noktasında İnternet üzerinden randevu alarak kuyruklarda bekleme olgusu ortadan kalktı. Alışverişlerimizi internetten yapıyor, yeni çıkan müzik kliplerini ve filmleri dahi evden takip ediyoruz. Uzaktan eğitim aracılığı ile üniversite eğitimini bile üniversiteye gitmeden tamamlayabiliyoruz. İş seyahatlerimiz azalmış, başka şehirlerdeki hatta ülkelerdeki toplantılarımızı ve iş görüşmelerimizi kendi ofisimizden veya evimizden yapıyoruz. Bilişim teknolojileri ile birlikte mesafelerin bir önemi kalmamıştır. Zamandan tasarruf ediyoruz. Seyahat maliyetlerimiz düştü. Bilgiye ulaşım kolaylaştı. Çok uzaktakilerle bile iş yapabilme kabiliyetimiz gelişti. Ancak, bu kadar faydaları olan bilişim teknolojileri, diğer taraftan da bizleri asosyal bireyler haline getiriyor. Mobil telefon, tablet ve bilgisayarlarımızla geçirdiğimiz süreler artar iken; aile, arkadaş toplulukları veya toplum içerisinde geçirdiğimiz süreler azalmaktadır. İnternet kafelerde, gençlerimiz dünyanın öbür ucundan insanlarla tanışıp konuşup sosyalleştiğini zannederken, hemen yan masada oturan birsi ile tanışmayı arkadaş olmayı ihmal etmektedir. İçine kapanık, pısırık, toplumsal görgü ve beceriden yoksun bireyler haline geliyoruz. Sonuç olarak, bilişim teknolojilerinin ve iletişim araçlarının diğer teknolojiler gibi olumlu ve olumsuz özellikleri vardır. Önemli olan bu özellikleri doğru kullanabilmek ve hem toplumu hem de teknolojiyi doğru yönlendirebilmektir.

Bilişim Vadisi Projesi ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Bilişim Vadisini, bilişimci olmam ve yaşamımı sürdürdüğüm şehirde yer alması nedeniyle yakından takip ediyorum. Bilişim Vadisinin ülkemizin gelişiminde önemli kilometre taşlarından birisi olacağına inanıyorum. Akademisyenler ve bilim adamları üniversitelerde yeni bilimsel yöntemler geliştirirler, yeni buluşlar yaparlar. Ancak, fonksiyonları veya rolleri gereği, bunları teknolojik bir ürüne dönüştüremezler. Üniversitelerde üretilen bilginin ürüne dönüştürülmesi ve katma değer sağlanması, ancak inovasyonla mümkündür ve araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) merkezlerinde veya firmaların Ar-Ge birimlerinde yapılabilir. Bilişim Vadisi bu anlamda, Ar-Ge yapan bilişim, yazılım, elektronik, robotik vb. firmalara ev sahipliği yapacak. Hatta, ilk etapta 30’a yakın Ar-Ge firması Bilişim Vadisi yönetimince belirlendi bile. Toplamda 5 bine yakın firmanın yer alması düşünülmekte. Böylesine büyük bir teknoloji merkezinde 70 binin üzerinde bilişimci mühendis, programcı ve teknik elemanın istihdam edilmesi öngörülmektedir. Sembolik bir katkı olsa da; İŞKUR, Kocaeli Üniversitesi ve Gebze Teknik Üniversitesi işbirliği ile Nitelikli Bilişim Uzmanlığı sertifikasyon programı düzenledik ve Bilişim Vadisine teknik eleman yetiştirdik.

Bu projenin Türkiye’ye olan katkısı dışında üniversitelere de katkısı olacak mı?
Kesinlikle evet. Türkiye’de, üniversitelerin teknoloji üretemediği, topluma ve ekonomiye katma değer sağlamadığı gibi bir algı var. Bilişim Vadisi sayesinde, öncelikle, bu algı yıkılacak kanaatindeyim. Bilgi üretmekle teknoloji üretmek farklı şeylerdir. Üniversiteler rolleri gereği bilgi üretirler. Teknolojik ürün üretenler ise Ar-Ge yapan mühendislerdir ve Ar-Ge’nin çok yüksek maliyetleri vardır. Üniversiteler, ekstra bir yöntemle desteklenmedikleri sürece, bu maliyetleri karşılayabilecek kurumlar değillerdir. Özel sektörümüz ve firmalarımız da maalesef yıllarca, bünyelerinde Ar-Ge birimleri kurmak yerine, hazır teknoloji ithal ettiler, dışarıya patent paraları ödediler ve ödemeye de devam etmektedirler. Bilişim Vadisi sayesinde Ar-Ge yapan firmalar yapmayanlardan ayrılacak, yapanlar desteklenirken yapmayanlar oyundan düşecektir. Firmalar kendi sorumluluklarını üniversitelere artık yükleyemeyeceklerdir.

Bilişim Vadisi’nde yer alan Ar-Ge firmaları ile üniversiteler mecburen işbirliği içerisinde olacaklardır. Bu işbirliği, firmanın bir sorununu çözerken, üniversiteyi veya bilim adamını da o sorun çevresinde odaklanmaya zorlayacak, dolayısıyla üniversiteyi yönlendirebilecektir. Üniversite, sadece yeni bir şey yapmış olmak için değil, bir derde deva olabilecek hedefe yönelik bir çalışma yapacaktır.

Üniversitelere doğrudan somut bir katkı da şudur; Ar-Ge sürecinde, çalışan olarak veya danışmanlık hizmetleri kapsamında üniversitelerden destek alınacaktır, bu da üniversitelere kaynak aktarımı anlamına gelmektedir. Tabii ki üniversitelerimiz de daha fazla kaynak kapma peşinde, bir birleri ile veya yurt dışı üniversiteleri ile rekabet içerisinde olacaktır.

Son olarak neler söylemek istersiniz?
Bilişim Vadisi’nin faydalarından bir tanesi de mühendislerimize olacaktır. Mühendislerimiz endüstride, ekseriyetle beyaz yaka olarak çalışmakta, idareci veya teknik eleman olarak görev yapmaktadır. Oysa ki bir mühendisin asıl görevi Ar-Ge yapmak, tasarım yapmaktır. Bilişim Vadisi, bilişim ve teknoloji sektörüyle sınırlı kalsa da, mühendislerimize bu imkânı verecektir.

Add comment

6 × 1 =